|
||||||
Özgür Uçkanİstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders vermektedir. Çeşitli dergilerde ve internet yayınlarında politika, insan bilimleri, medya, enformatik, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk, kültür ve sanat konularında düzenli olarak makaleler yayınlamakta, çeviriler yapmakta ve kitap, rapor vb. yayınlarda bulunmaktadır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi Bthaber'de köşe yazarıdır.
SayfalarKategorilerArşivMevzularütopya
şebeke
ağ
askeri-endüstriyel kompleks
beat kuşağı
bilgi
bilgi ekonomisi
bilgi ve iletişim teknolojileri
demokrasi
devlet
dil
distopya
ekonomi
enformasyon
finans
göçebe
gösteri toplumu
Hacker
harita
inovasyon
internet
internet hukuku
internet sansürü
kapitalizm
karşı-kültür
kent
kriz
matrix
medya
mekan
muhalefet
network
Paul Virilio
performans sanatı
politika
post-human
rhizome
Sanat
sansür
sibernetik
Teknoloji
urbanizm
viral kültür
William Burroughs
yönetişim Ağ-Hayat (26) WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better. BağlantılarSpam Blocked |
Birleşik Kaplar (Medium, İsmet Doğan, 1996 içinde)
Bileşik kaplar hiçbir zaman boş değil. Medyum masum değil. İletişim imkanını ethiğin paylaşımına dönüştürmek mümkün, iki ya da daha çok insan arasında. Bu iletişimin modelleri iki kişilik aşk da olabilir; Chiapas’da toplanan, Tarahumaras mirasçısı Zapatista’ların “Neo-liberalizme karşı 21.Yüzyıl Enternasyonali” de; sanatın göçebe sezgisiyle nüfuz edilebilir “ara-dünyalar” da… Ve tümü birden. “Şimdi ve burada”…
1. İki veya daha çok birleşik kapta denge halinde aynı sıvı bulunursa, sıvının serbest yüzü aynı yatay düzlem içindedir; 2. Birleşik kaplarda birbirine karışmayan çeşitli sıvı bulunursa birleşme kabını en yoğun olanı doldurur, ayrılma düzleminin üzerindeki yükseklikler, sırayla her sıvının yoğunluğu ile ters orantılıdır” (Meydan Larousse). Bu sonuçlardan ilki birçok iletişim formülüne masumane bir meşruiyet sağlayan, mesajın iletimiyle ilgili ütopik varsayıma kusursuz bir fizik model sunar: mesajın çıkış noktasından varış noktasına “aynı” kalmasının iletişimin “hakikat”ini kurduğu varsayılır; böylece verici ve alıcı “kap”larda “denge”, yani “hakiki” bir iletişim kurulmuş olacaktır.
McLuhan’ın “mesaj medyumdur” aforizması da dolayımların, yani iletişim şebekelerinin, iletinin içeriğini değiştirip dönüştürdüğü saptamasını içerir. Temsil edici bir dolayım olan dil, onu ortaklaşa kullandığı varsayılan iki birey arasında gönderilen bildirimi dönüştürerek iletir, çünkü aynı sözcükler iki ayrı zihinde aynı temsiliyet düzenini kurmazlar. Dil tek başına bir bireye ait olamaz, çünkü bireyler arasında varolur; ama bireylere “ortak” da değildir, çünkü iki birey hiç bir zaman sözcükler dolayımıyla aynı şeyi temsil etmezler.
Dili devreye sokarsak, zihinlerarası, algılar, duyumlar, durumlararası bir “çeviri”dir. Hatta “değiş tokuş”tur, “ticaret”tir, nesnelerin ya da paranın olduğu kadar duyguların, düşüncelerin, inançların, kültürlerin değiş tokuşu. İletişime bir tanrı bulunmak istendiğinde, yolların, özellikle kesişmelerin, dört yol ağızlarının, mesajların ve tüccarların tanrısı Hermes gelir akla. Sözün ve yazının mucidi Mısırlı Toth’un mirasçısı Hermes, mesajların iletimini, değiş tokuş anlaşmalarını gözeten dolayımlayıcıdır. Ama aynı zamanda “tanrıların sırrının koruyucusu” olarak, yönlendirmeyi, yanıltmayı, yol kaybetmeyi de üstlenir. Bu kimliğiyle, tüccarların olduğu kadar hırsızların da tanrısı olması boşuna değildir. “Hermetik” kapalı, gizli anlamına gelir. İlk medyaların da hermetizme yatırımda bulunarak yanıltıcı, çözüm anahtarı tanrıların öğretisine kabul edilmiş olanlarda saklı simge, sözcük, sayı kombinezonlarıyla kurulu “kriptogram”ları kullanmaları şaşırtıcı değildir. Antikite’nin iletişim araçları hızlı koşan mesajcılar, geçtikleri her dört yol ağzında Hermes’e dua ederek anahtarını bilmedikleri kriptogramlar taşırlardı. Bir iletişim vektörü olarak yazı bir inandırıcılık kaynağıdır, tanrısal “yazgı”dan pay alır. İncil’in basılıp dağıtılmasıyla, 19. Yüzyılın büyük Amerikan gazetelerinin “İncil sözü” olarak algılanmaları, kendisini “büyük ahlaki organ” olarak tanımlayan “New York Tribune”ün 1860′da Luther Mott tarafından “hemen İncil’den sonra” sınıflanması arasında doğrudan bir ilişki vardır. “Yazılmış” olan (fatum) gerçekleşir. Medya tanrısal vektörlerin yerine geçer. Heryerde hazır ve nazır olan (ubique) medya yazgıyı yazar: Daha basın tarihinin başlangıçlarında, gazeteler Robespierre ve arkadaşlarının tutuklanması ve idamını üç gün önceden haber verir; savaşsever basın vatansever yurttaşları Jean Jaurès’i katletmeye çağırır (ki bu 31 Temmuz 1914′de gerçekleşir)… Birinci Dünya Savaşı’nı çıkartan olaylarda basının rolü ya da Sivas Katliamı’ndaki lokal medyatik kışkırtmalar gibi örnekler çoğaltılabilir.
Bir yığını aldatmak, her zaman bir kişiyi aldatmaktan kolaydır. Endüstriyel medyanın Nazi propaganda kuramlarını en iyi anlayıp uygulamaya koyan güç olduğu çok yazıldı. Medya Hermes’ten iyi tanrı bulamaz kendine: ama O’nu hırsızların sırrının koruyucusuna indirgeyerek… Medyanın kaçıncı iktidar olduğu bir yana, büyük harfle İKTİDAR’ın sırrına erdiği, hatta yeni bir “iktidar” kavramı geliştirdiği ve bu yüzden nice küçük iktidarı devirip yerine yenilerini geçirdiği ortada. Medya “hız” nosyonuyla beslenir ve artık ışık hızına ulaştı. Hiçbir şeyin kalıcı olmasına tahammül edemez.
Birini katile dönüştürmek için, kimliği ve gövdeyi yok eden, cemaate katılımı sağlayan “giriş ritüelleri”, bir tür simyevi trans durumunu yaratan ortaklaşa ayinler gerekir. Yeni görsel-işitsel tekniklerle, görsel yeteneklerimizi aşan bir algı boyutu, bir tür göreli körlük/sağırlık, temsiliyet mekanizmalarının, dolayısıyla iletişimin temeline yerleştiriliyor. Aynı teknikler hem savaş endüstrisinde hem iletişim endüstrisinde kullanılıyor. Görünmez uçak F 117 gibi sentetik iletişim silahları yaratılıyor. Barutun ve matbaa mürekebinin ya da (enerji ve enformasyonu füzyona sokan) atom bombasının ve bilgisayarın eşzamanlı icadı; sibernetiğin, enformasyon, oyun, gösterge ve nörobiyoloji kuramlarının bir sentezi olması; bütün bunlar herhalde rastlantı değil. Teknikler gövdesiz organların egemenliğine doğru ilerliyor. Duyusal sakatlar için yeni algısal protezler.
Medyanın geleceğini kurduğu, düşüncenin ve düşgücünün sibernetik köleleştirilmesini hedefleyen, fiziğin ve enformasyonun birbiri içinde eriyeceği, sanal, “telekratik”, “psiko-coğrafi” imparatorluğun atıl, tek kişilik gettoları olmaya direnmenin yolu da bağıntı imkânından, bireyler arası göçebe şebekelerden, farklı bir ethik iletişiminden geçiyor. Bu iletişimin modelleri iki kişilik aşk da olabilir; Chiapas’da toplanan, Tarahumaras mirasçısı Zapatista’ların “Neo-liberalizme karşı 21.Yüzyıl Enternasyonali” de; sanatın göçebe sezgisiyle nüfuz edilebilir “ara-dünyalar” da… Ve tümü birden. “Şimdi ve burada”… Bu yazının kendisi, iç içe geçen şebekelerin, bir paylaşımın mekânı. Uzun bir kaynakça çıkarılabilir, tırnak işaretleri çoğaltılabilirdi. Tamamen kişisel (ve keyfî) bir ethik saygı seçimi, “Gösteri Toplumu”na direnişinin bedelini şaibeli intiharıyla, bir tüfek mermisiyle ödeyen Guy Debord’dan bir alıntı / nokta:
NOTLAR: 22.10.09 | Etiketler: ağ, basın, bilgi, bilgi ve iletişim teknolojileri, demokrasi, dil, enformasyon, göçebe, gösteri toplumu, Guy Debord, Hermes, hermetik, ikitdar, iletişim, karşı-kültür, kitle iletişimi, Marshall McLuhan, matrix, medya, medyum, mesaj, Michel Serres, muhalefet, network, Paul Virilio, politika, rhizome, Sanat, şebeke, sibernetik, Teknoloji, ütopya, viral kültür, Zapatista | Kategori: Ağ-Hayat, Teknoloji, kültür-ler, politika
3 Yorumlar: Birleşik Kaplar |
“Göçebe Bilgi”Disiplin kimliğin, kimlik aklın, akıl hayal gücünün yerini almasın; düşünce disiplinler, fiiller, diller, kültürler "arası" dolaşsın diye... Bilgiyi neşelendirmek için… Zihin "göçebe"...
Tavsiye: |
||||
|
Copyright © 2010 Özgür Uçkan - Bütün hakları saklıdır - İletişim |
||||||

[...] Fwd: Birleşik Kaplar | Özgür Uçkan – http://www.ozguruckan.com/?p=674 (via ff.im/ai9Lf) [pic] ff.im/-amtAd [...]
Makaleleriniz üzerinde çalışmakta olduğum proje için çok yardımcı oldu ve onun gelişmesinde hatta dallanarak değşmesine yol açacak bilgiler sundu bana.Bunun için tşkkür ediyorum sitenizin sıkı bir takipçisi olmaya çalışacağım.
Fatih Çınar
Yıldız Teknik Üni.STF.
Fatih Çınar,
Yardımcı olabildiğime çok sevindim.