Özgür Uçkan

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders vermektedir. Çeşitli dergilerde ve internet yayınlarında politika, insan bilimleri, medya, enformatik, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk, kültür ve sanat konularında düzenli olarak makaleler yayınlamakta, çeviriler yapmakta ve kitap, rapor vb. yayınlarda bulunmaktadır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi Bthaber'de köşe yazarıdır.

Kategoriler

Arşiv

Mevzular

… öteki, “öteki” değil, kanlı canlı, vücudu, cinsiyeti olan ve beni gören “birisi”…

(RH Sanart, S: 65, Kasım 2009, sf. 21-22)
Kim? “Öteki” kim? Bu “ben”im kim olduğuma göre mi değişir? Hayır. “Öteki” bir inşa, bir “teknoloji”. “Ben”den “biz” yapmak için… Beni yokeden bir inşa. Bana kim olduğumu söyleyen buyruk.

Birleşik Kaplar

(Medium, İsmet Doğan, 1996 içinde)
Bileşik kaplar hiçbir zaman boş değil. Medyum masum değil. İletişim imkanını ethiğin paylaşımına dönüştürmek mümkün, iki ya da daha çok insan arasında. Bu iletişimin modelleri iki kişilik aşk da olabilir; Chiapas’da toplanan, Tarahumaras mirasçısı Zapatista’ların “Neo-liberalizme karşı 21.Yüzyıl Enternasyonali” de; sanatın göçebe sezgisiyle nüfuz edilebilir “ara-dünyalar” da… Ve tümü birden. “Şimdi [...]

Labirent-Kent

(1995)
Kent ve Dil arasında, metafor-ötesi bir bağ, bir benzeşlik ilişkisi kurulabilir. Bu ilişki, hayat ve hakikat üzerinde her zaman amaçlanmamış, kimi zaman da paradoksal etkileri olan ideal kent ve ideal dil tasarımları (kurmacaları, ütopyaları) için geçerli olduğu gibi, kökenlerine inme çabalarının genellikle hipotez sınırlarını aşamadığı yaşayan (ya da yaşamış) kentler ve diller için de geçerlidir.

Göçebe Yazı’nın “yeni” serüvenleri : S/Z ve Göstergeler İmparatorluğu

(Kitap-lık, S:22, Temmuz-Ağustos 1996)
“Bir ilk ve son kitap için, Yazının Sıfır Derecesi ve Aydınlık Oda (Camera Lucida) mutlu adlar. Dehşetli mutluluk, rastlantı ve alınyazısının dehşetli bir biçimde kararsızlaştırdığı. Şimdi hüznün, bugün benimkinin ve onda her zaman duyumsadığıma inandığım hüznün içinden geçerken, Roland Barthes’ı, güleryüzlü ve bezgin, umutsuz, yalnız, derinden inançsız, incelikli, kültürlü, epikürcü, her zaman [...]

Tarihin Fay Hattı: Berlin Yahudi Müzesi

(Domus M, S:  4, Nisan – Mayıs 2000, sf. 46-47)
Her ne kadar Tarih öyle değilse de, Soy çizgiseldir. Berlin’in “karşı-anıt”ı, Yahudi Müzesi de kırık bir çizgi parçasından oluşuyor. Kırılmış bir soy, hafıza ve hatıra kırıkları… Mimarinin, sanatın, tarihin, gelecekbilimin, dilbilimin, hatta ve belki de en çok terapinin buluştuğu  bir fay hattı…

Şehrin yaşlı adamı: William S. Burroughs

(Express Dergisi, 1996)
Dilin serüveni, “başlangıçta varolduğu iddia edilen Söz”den kitle iletişim araçlarına, bir özgürlük yitiminin tarihidir.  ‘Bütün denetim sistemleri’ni ve ‘Gerçeklik Stüdyosu’nu sarsmak gerek!  ‘Konuşmak, yalan söylemektir’ diyen Burroughs, okuruna karşı dürüst olabilmek, ‘konuşmamak’ için ‘cut-up’ tekniğine yönelir… “Aslında bütün yazılar, kulak kabartılmış oyunların ve ekonomik davranışların cut-up’larıdırlar.” Yani ‘duyuların sistematik bozumu’…  Bu bir “silip [...]

Silinen sınırlar, karışan diller: İnter-media / Performans sanatının dünü, bugünü, deneyimler…

1996 yılında yayımlanan bu yazı, performans sanatının inter-medial serüvenini ana hatlarıyla izlemeye ve Türkiye’de o dönemdeki tezahürlerinin bir dökümünü yapmaya yelteniyor.