|
||||||
|
Devasa bir kamu-özel şirket ortaklığında mı, özel alanımızı kendimizin belirleyebileceği, farklılkları ve çeşitlilikleriyle zenginleşen bir açık kamusal alanda mı yaşayacağımıza biz karar vereceğiz. Sansürlenen internet daraldı. Sokağa çıkıyor! 17 Temmuz 2010 Cumartesi saat: 17.00′de Taksim Meydanı’nda buluşup İstiklal Caddesi Üzerinden Galatasaray Meydanı’na kadar yürüyeceğiz! Madem milli ekonomiyi bu kadar düşünüyor, Bakana bir önerim var: ağ ekonomisine henüz hazır olmayan ulus-devlet vergi hukuku literaratürüne vergi almak için site engellemek gibi bir fanteziyi hediye edeceğine, ABD gibi, e-ticaret başta olmak üzere internet sektörüne vergi moratoryumu getirsin; bilgi ve iletişim teknolojileri üzerindeki ağır vergi yükünü kaldırsın; internet sektörümüz adil ve verimli bir [...] İnternet Sansürüne Karşı Ortak Platform toplantısı, 19 Haziran Cumartesi saat 13:00 – 17:00 arasında Kadir Has Üniversitesi’nde olacak.Katılıma açıktır… Türkiye’de internet sansürünün gelişimini konu alan bu yazı tamamen kişisel tecrübelerimin kısa bir özeti niteliğini taşıyor. Bir işlevi var: İnternet sansürünün nerden gelip nereye gittiğini tam olarak bilmeyen yeni kuşaklara bir kısa tarih sunmayı amaçlıyor. 19 Eylül 2009′da MÜ-YAP başvurusuyla MySpace ve LastFm’in erişime engellenmesini protesto etmek için, Eylemciler özel olarak tasarlanmış CD kapaklarını basıp kutulu CD’ler hazırlıyor ve erişim engellemeden sorumlu olan müzik yapımcıları meslek örgütü MÜ-YAP’a gönderiyorlar. MÜ-YAP’ı “gerçek spam”e boğuyorlar! 19 Eylül 2009 Cumartesi günü Myspace ve Lastfm sitelerine erişim engellendi. Türkiye’nin internet sansürü tarihine yeni bir utanç sayfası daha eklendi. Bu iki site büyük paylaşım ortamları ve bu özellikleriyle birer topluluk platformu. Dolaysıyla bu engelleme, wordpress, Google Sites, Blogger ve Youtube ayarında bir adım. Nitekim engellemelerin yabancı medyada önemli bir yer bulması da bunu gösteriyor. Her ne kadar başarısız olmaya mahkûmsa da, iktidar bilgi ve iletişimi denetlemeye çalışırken meşruiyetini ortak faydasını gözetmesinden aldığı topluma ciddi zararlar verir. İşte bunu yaşıyoruz. Hükümet ve devlet mekanizması, temel topluluk hakkımız olan bilgiye erişim ve iletişim hakkımıza göz dikiyor; özgürlüğümüze ve refahımıza zarar veriyor. Bilginin küresel dolaşımına entegre olmamızı ve özgürce iletişimde bulunmamızı engellemeye [...] “’İletişim’ (communication) ve ‘topluluk’ (community) sözcükleri aynı köke sahiptir. Nerede “iletişim” varsa orada bir “topluluk” da vardır. Ne zaman bir topluluğun iletişimini engellemeye, kısıtlamaya ya da erişilmez hale getirmeye çalışırsanız, topluluk varlığına saldırdığınızdan dolayı kendisini savunacaktır…” (18 Ekim 2008′de Hürriyet Gazetesi‘nde üç cümlesi yayınlanan röportajın tamamı) |
||||||
|
Copyright © 2010 Özgür Uçkan - Bütün hakları saklıdır - İletişim |
||||||