Özgür Uçkan

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders vermektedir. Çeşitli dergilerde ve internet yayınlarında politika, insan bilimleri, medya, enformatik, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk, kültür ve sanat konularında düzenli olarak makaleler yayınlamakta, çeviriler yapmakta ve kitap, rapor vb. yayınlarda bulunmaktadır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi Bthaber'de köşe yazarıdır.

Kategoriler

Arşiv

Mevzular

Kültür Endüstrileri, Kentler ve Ağlar: Kültür Politikaları

“Kültür” ve “ekonomi” arasında çok eski bir ilişki vardır. İkisi de yolculuk yapar, ikisi de kentlerde konaklar. Ekonomik ve kültürel alışveriş coğrafyaları birbirine yakınlaştıran, insanları birbirine bağlayan en önemli iki güçtür. Yolların kesiştiği yerlerde, dört yol ağızlarında kurulur çarşılar, agora’lar oradadır, kentler orada inşa edilir. Bu tarih boyunca da böyle olmuş, bugün de böyle. İnsanlar, [...]

“Dans edemediğim bir devrim, devrim değildir” – Emma Goldman

(Express dergisinde, 1996’da yayınlanmış bir kitap tanıtımı)
Hayatımı Yaşarken, Emma Goldman,
Çeviren: Beril Eyüboğlu, Metis-Kaos ortak yayın,, 2 Cilt, 1996
“Anlaşılması gerekir ki, Rus devrimi ile Sovyet rejimi arasında büyük bir uçurum vardır. Hayır, başarısız olan devrim değildir, Sovyet rejimidir, diktatörlüktür.”
Emma Goldman (1869-1940) (1)

Yaklaşan “reel” krizler

(BThaber, s:720, 17 – 23 Mayıs 2009)
Ekonomik kriz bir şekilde “yönetilebilir”. Oysa, aklımız cebimizdeyken düşünmediğimiz, yönetilmesi zor krizler kapıda! Dünya Ekonomik Forumu’nun koridorlarında endişeyle konuşulan “reel kriz üçgeni” mesela: Küresel gıda, enerji ve çevre krizleri…

Küresel Kriz, Bilgi ve İletişim Teknolojileri ve i2010 Girişimi

(Bilgiçağı, S. 56, Nisan 2009)
Krizler sırasında gelecekteki büyüme ve inovasyon kapasitelerine yapılan yatırıma hız vermek, virajı almanın tek yolu olabilir. Belki de gelecek krizlere verebileceğimiz tek cevap teknolojidir.

Uçurumların üzerinde değer yaratamazsınız

(Sabah Gazetesi İşte İnsan Eki’nde 11.03.2007′de bir bölümü yayınlanan röportajın tamamı)
Türkiye gibi potansiyelleri yönetilmeyen, konjonktüre teslim olmuş bir ülke için, bilgi ekonomisine geçişin imkân dâhilinde olup olmadığını tartışmak bile lüks. Oysa bu bizim için mümkün olmanın ötesinde hayati bir zorunluluk. Yoksa en derin paranoyalarımızın gerçekleştiğini göreceğiz. Üstelik paranoyamızı ulusal faydadan üstün tuttuğumuz için olacak bu!

Sosyalleşmenin Cazibesi-Z Kuşağı

(Turkishtime dergisinin Ağustos 2007 sayısında bir kısmı kullanılan röportajın tamamı)
Bugün RFID yarın lazerle çip boyama derken, hepimiz “bilgi saçan” mutantlar olacağız. Nasıl olsa küresel ısınma bile iyi bir pazarlama içeriği sayılıyor. Bilgi kutsaldır!

Bedava Ekonomisi: Bedava baldan tatlıdır!

(Turkishtime Dergisi’nin Nisan 2008 sayısında kısaltılarak yayınlanan röportajın tamamı)
Şimdilik bedava hizmetin para kazandırması internete yönelen reklam bütçelerini avlayarak oluyor. Ama internet kullanıcısının kendisi, davranışları ve eğilimleri ile ilgili olarak ürettiği bilgiyi toplayıp sektörlere paylaştırmanın sahip olduğu potansiyel değerleri düşününce, bu modelin daha da gelişeceğini tahmin etmek mümkün. Buna, artan mobilite, açık kaynak trendinin güçlenmesi [...]

“Gösteri Toplumu” ve Guy Debord

(Post-Express’in atası Express Dergisi için 1997′de yazdığım bir kitap tanıtımının bugün yeniden işlev kazandığını düşünüyorum. Zaten Guy Debord ve mit kırıcı kitabı “Gösteri Toplumu” bu gidişle hiç eskimeyecek!)
İmgelerin yumuşak tiranlığı ve genelleşmiş gönüllü kölelik giderek daha da fazla yayılıyor, üstelik hiç bir coğrafi sınır tanımadan. ‘Gösteri toplumu’nun bu yeni formunda, Debord’unki gibi keskin bir bakış [...]

“Yaratıcı Yıkım”

Sanayi devriminin neo-liberal paradigmasının, emperyal ulus-devlet kapitalizminin çöküşünü yaşıyoruz. Sistemik çöküş yapısal dönüşüm getirecek. Yaratıcı yıkım…