Özgür Uçkan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders vermektedir. Çeşitli dergilerde ve internet yayınlarında politika, insan bilimleri, medya, enformatik, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk, kültür ve sanat konularında düzenli olarak makaleler yayınlamakta, çeviriler yapmakta ve kitap, rapor vb. yayınlarda bulunmaktadır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi Bthaber'de köşe yazarıdır.
|
(Roll, yayın hayatına Kasım 1996′da başladı. Kasım 2009′da 13. yaşını kutluyor. Aşağıdaki yazı Kasım 1997′de Mavi Dergisi’nde Roll’un 1. yaşını kutlamak üzere kaleme alınmıştı. Aynen devam Roll!)
Nice yıllara yuvarlan Roll…
(Medium, İsmet Doğan, 1996 içinde)
Bileşik kaplar hiçbir zaman boş değil. Medyum masum değil. İletişim imkanını ethiğin paylaşımına dönüştürmek mümkün, iki ya da daha çok insan arasında. Bu iletişimin modelleri iki kişilik aşk da olabilir; Chiapas’da toplanan, Tarahumaras mirasçısı Zapatista’ların “Neo-liberalizme karşı 21.Yüzyıl Enternasyonali” de; sanatın göçebe sezgisiyle nüfuz edilebilir “ara-dünyalar” da… Ve tümü birden. “Şimdi [...]
(Mobimag Dergisi, Şubat 2004 – 3G öncesi bir yazı…)
Atom-bireyler arasında kurulan potansiyel etkileşim ağı, ciddi bir sosyo-ekonomik dönüşüme işaret ediyor. “Bilgi çağı”, “iletişim devrimi” gibi nitelemelerin en simgesel göstergelerinden biri, hemen her sözcüğün başına takılan “e” önekiydi. Artık “m” harfi baskın: m-ticaret, m-reklam, m-borsa, m-banka, m-kütüphane, m-devlet, m-eğitim, m-sanat, m-oyun, m-terör, m-seks…
(Söyleşi, Platin Dergisi, Gelecex Eki, Kasım 2003, sf. 26-27)
Bugün “sanal gerçeklik” dediğimiz şeyin hakikat üzerinde hakiki etkileri oluyor. Ağ üzerinde yaşanan deneyimler gibi. Bunlar tarafımızdan algılanıyor ve düşüncelerimizi, gerçekliğe bakış açımızı, algımızı dönüştürüyor. Bu gerçek bir etki değil mi? Sanallığın gerçeklik algımızı tamamen kaplayıp kaplamayacağını bilemem, ama şimdiden zaman-mekan algımızı dönüştürdüğü bir gerçek. Artık bir [...]
(Express Dergisi, 1996)
Dilin serüveni, “başlangıçta varolduğu iddia edilen Söz”den kitle iletişim araçlarına, bir özgürlük yitiminin tarihidir. ‘Bütün denetim sistemleri’ni ve ‘Gerçeklik Stüdyosu’nu sarsmak gerek! ‘Konuşmak, yalan söylemektir’ diyen Burroughs, okuruna karşı dürüst olabilmek, ‘konuşmamak’ için ‘cut-up’ tekniğine yönelir… “Aslında bütün yazılar, kulak kabartılmış oyunların ve ekonomik davranışların cut-up’larıdırlar.” Yani ‘duyuların sistematik bozumu’… Bu bir “silip [...]
(Post-Express’in atası Express Dergisi için 1997′de yazdığım bir kitap tanıtımının bugün yeniden işlev kazandığını düşünüyorum. Zaten Guy Debord ve mit kırıcı kitabı “Gösteri Toplumu” bu gidişle hiç eskimeyecek!)
İmgelerin yumuşak tiranlığı ve genelleşmiş gönüllü kölelik giderek daha da fazla yayılıyor, üstelik hiç bir coğrafi sınır tanımadan. ‘Gösteri toplumu’nun bu yeni formunda, Debord’unki gibi keskin bir bakış [...]
Bu artık bizim dünyamız…elektronun ve devre anahtarlarının dünyası… saniyede akıp giden veri birimlerinin güzelliği. Çıkar peşinde koşuşan açgözlülerin elinde olmasaydı son derece ucuz olabilecek, zaten mevcut olan bir hizmeti para ödemeden kullanıyoruz. Keşfe çıkıyoruz… ve sen bize suçlu diyorsun. Bilgiyi arıyoruz… ve sen bize suçlu diyorsun. Bizim ten rengimiz, milliyetimiz, dinsel bağlantılarımız yok… ve sen bize suçlu diyorsun. Sen atom bombaları yapıyor, para için savaşlar çıkarıyor, öldürüyor, hile yapıyor ve bizi bütün bunları kendi iyiliğimiz için yaptığına inandırmaya çalışarak yalan söylüyorsun… hala biz suçluyuz. Evet ben suçluyum. Suçum merak.
The Mentor
|
“Göçebe Bilgi” Disiplin kimliğin, kimlik aklın, akıl hayal gücünün yerini almasın; düşünce disiplinler, fiiller, diller, kültürler "arası" dolaşsın diye... Bilgiyi neşelendirmek için… Zihin "göçebe"...
İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform
|