Özgür Uçkan

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, iletişim tasarımı, tasarım yönetimi konularında ders vermektedir. Çeşitli dergilerde ve internet yayınlarında politika, insan bilimleri, medya, enformatik, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk, kültür ve sanat konularında düzenli olarak makaleler yayınlamakta, çeviriler yapmakta ve kitap, rapor vb. yayınlarda bulunmaktadır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi Bthaber'de köşe yazarıdır.

Kategoriler

Arşiv

Mevzular

Türkiye’de internet sansürünün kısa tarihi… ve mümkün geleceği!

Türkiye’de internet sansürünün gelişimini konu alan bu yazı tamamen kişisel tecrübelerimin kısa bir özeti niteliğini taşıyor. Bir işlevi var: İnternet sansürünün nerden gelip nereye gittiğini tam olarak bilmeyen yeni kuşaklara bir kısa tarih sunmayı amaçlıyor.

Çocuk istismarından internet istismarına Türkiye

Her ne kadar başarısız olmaya mahkûmsa da, iktidar bilgi ve iletişimi denetlemeye çalışırken meşruiyetini ortak faydasını gözetmesinden aldığı topluma ciddi zararlar verir. İşte bunu yaşıyoruz. Hükümet ve devlet mekanizması, temel topluluk hakkımız olan bilgiye erişim ve iletişim hakkımıza göz dikiyor; özgürlüğümüze ve refahımıza zarar veriyor. Bilginin küresel dolaşımına entegre olmamızı ve özgürce iletişimde bulunmamızı engellemeye [...]

İstanbul: “daha kurulurken yıkılan yapı”*…

Korhan Gümüş ile birlikte…
(Domus M, S: 7, Ekim – Kasım 2000)
Bir tarafta uzmanların temsil ettiği bürokratik ve meşruiyete dayanmayan bir akıl. Diğer tarafta asgari bilimsel fırsatlardan, uzmanlardan yararlanmayan bir yerleşim düzeni… Bir tür “sürekli inşaat” hali… Öyle “elektronik agora”lara, GPS sistemlerine  ihtiyaç duymayan, kendine özgü mitsel “enformasyon ağları”yla kurulan topluluk yapılarına, artık göçebe olmadıklarını unutturan, [...]

Yaklaşan “reel” krizler

(BThaber, s:720, 17 – 23 Mayıs 2009)
Ekonomik kriz bir şekilde “yönetilebilir”. Oysa, aklımız cebimizdeyken düşünmediğimiz, yönetilmesi zor krizler kapıda! Dünya Ekonomik Forumu’nun koridorlarında endişeyle konuşulan “reel kriz üçgeni” mesela: Küresel gıda, enerji ve çevre krizleri…

Herkes hak ettiği biçimde yönetilirmiş

Sabah Pazar Eki sf. 10, 04.01.2009
“E-devlet sadece çıban. Cerahatin fışkırdığı yerlerden biri. Biz sivilce dolu, ergen bir surata sahibiz. Her yerimizden cerahat fışkırıyor. Aynı zamanda sevimli bir çocuğuz. Bir de toramanız! Herkesin bize ihtiyacı var. 17. büyük ekonomiyiz. Bu kadar büyük bir ekonominin kendini yönetmesine izin verildiği nerede görülmüş!”

Uçurumların üzerinde değer yaratamazsınız

(Sabah Gazetesi İşte İnsan Eki’nde 11.03.2007′de bir bölümü yayınlanan röportajın tamamı)
Türkiye gibi potansiyelleri yönetilmeyen, konjonktüre teslim olmuş bir ülke için, bilgi ekonomisine geçişin imkân dâhilinde olup olmadığını tartışmak bile lüks. Oysa bu bizim için mümkün olmanın ötesinde hayati bir zorunluluk. Yoksa en derin paranoyalarımızın gerçekleştiğini göreceğiz. Üstelik paranoyamızı ulusal faydadan üstün tuttuğumuz için olacak bu!

“Yaratıcı Yıkım”

Sanayi devriminin neo-liberal paradigmasının, emperyal ulus-devlet kapitalizminin çöküşünü yaşıyoruz. Sistemik çöküş yapısal dönüşüm getirecek. Yaratıcı yıkım…