
Kent ve Dil arasında, metafor-ötesi bir bağ, bir benzeşlik ilişkisi kurulabilir. Bu ilişki, hayat ve hakikat üzerinde her zaman amaçlanmamış, kimi zaman da paradoksal etkileri olan ideal kent ve ideal dil tasarımları (kurmacaları, ütopyaları) için geçerli olduğu gibi, kökenlerine inme çabalarının genellikle hipotez sınırlarını aşamadığı yaşayan (ya da yaşamış) kentler ve diller için de geçerlidir.
Bağ, yalnızca ‘yapı’ (insan yapısı), ‘kurgu’, ‘düzen’, ‘anlam’, ‘iletişim’ gibi nosyonlarla sınırlanmaz. Kent ve...
Toplam Yorum : 0

Her ne kadar Tarih öyle değilse de, Soy çizgiseldir. Berlin’in “karşı-anıt”ı, Yahudi Müzesi de kırık bir çizgi parçasından oluşuyor. Kırılmış bir soy, hafıza ve hatıra kırıkları… Mimarinin, sanatın, tarihin, gelecekbilimin, dilbilimin, hatta ve belki de en çok terapinin buluştuğu bir fay hattı…
Amerikalı mimar Daniel Libeskind tarafından yapılan [ve 2001 yılında açılan] Berlin Yahudi Müzesi, “farklı” bir bina. Hikayesi on...
Yazının DevamıToplam Yorum : 0

“Kentsel sit” kavramını modernist korumacı anlayışın himayesinden çıkaran ve farklı kamusallık biçimlerine, kentli katılım modellerine yol açan, planlama anlayışlarını değiştiren dönüşümler, yeni ekolojik / toplumsal sürdürülebilirlik platformları yaratabilir. Korunmalarını genellikle korumacıların unutkanlıklarına borçlu olan ve giderek tüketilen bir kentsel mirasa sahip ülkemizde, konuyla ilgili uluslararası gelişimin enine boyuna tartışılması, bu coğrafyaya özgü katılımcı çözümlerin geliştirilmesine yardımcı olabilir.
Kent planlamasının...
Yazının DevamıToplam Yorum : 0

Korhan Gümüş ile birlikte…
(Domus M, S: 7, Ekim – Kasım 2000)Bir tarafta uzmanların temsil ettiği bürokratik ve meşruiyete dayanmayan bir akıl. Diğer tarafta asgari bilimsel fırsatlardan, uzmanlardan yararlanmayan bir yerleşim düzeni… Bir tür “sürekli inşaat” hali… Öyle “elektronik agora”lara, GPS sistemlerine ihtiyaç duymayan, kendine özgü mitsel “enformasyon ağları”yla kurulan topluluk yapılarına, artık göçebe olmadıklarını unutturan, ezeli bir “kurulma” dönemi yaşayan, oldukça “unutkan” bir kent: İstanbul…
Önce göçebelerin geçici...
Toplam Yorum : 0
